Siber alanda Türkiye’nin önündeki 2015 tehdidi

Geçtiğimiz Aralık ve Ocak ayında stratejik siber güvenlikle ilgili yayınların bir çoğunun başlığı aynıydı: ‘2015 yılının başlıca siber tehditleri nelerdir?’ Uzmanlar genel olarak tıpkı geçen sene olduğu gibi siber saldırganların kabiliyetlerini biraz daha geliştireceklerini ve kritik alt yapıların önceki senelere göre daha fazla risk taşıdığını öne sürerken, daha ileri gidip 2015’in bir siber savaş yılı olacağın savunan yorumcular da bulunuyor.

Aynı soruyu biraz yerelleştirip soracak olursak, henüz birinci ayını tamamladığımız yeni yılda Türkiye’ye yöndelik siber alanda ne tür tehditler belirebilir?

Şüphesiz bu soruya mantıklı cevaplar üretmenin yolu 2015’de yaşanacak siyasi gelişmelere göz atmaktan geçiyor. Günümüz dünyasında iç/dış siyasi gelişmelerin siber alana yansımaması söz konusu değil. Gerek İran nükleer programını yavaşlatmak için geliştirilmiş ‘Stuxnet’ gibi stratejik hedeflere hizmet eden kötücül yazılımlar olsun, gerek günlük siyasi gerilimlerin yansıması olarak düzenlenen DDoS saldırıları olsun siber alandaki gelişmelere yön veren faktörler arasında siyaset ve uluslararası ilişkiler görmezden gelinemez.

Afganistan-Pakistan, Ermenistan-Azerbaycan ve K. Kore-G. Kore gibi birbirleriyle derin sorunlar bulunan ülkeler arasındaki anlaşmazlıklar hemen her hafta siber alana taşınıyor. Devlet tarafından desteklenen ya da vatansever duygularla hareket ederek ‘düşman’a siber alanda savaş açan hackerların verdikleri zararlar hedef alınan sistemlere göre bağlı olarak değişkenlik gösteriyor. Kuzey Kore’li hackerların Güney Kore bankalarına yaptığı saldırının olumsuz etkileri ciddi finansal boyutlara ulaşabilirken, Pakistanlı hackerların kurduğu ‘Pakistna Siber Ordusu’ saldırı düzenlediği Hindistan Ordusu’nun ancak bazı web sitelerini çökertmekle yetinmek zorunda kalıyor. Sadece devletler arasında değil yaşanan güncel gelişmelere göre de hackerlar tavırlarını siber alanda gösteriyorlar. Charlie Hebdo saldırısının ardından Fransız sitelerine yönelik ‘cihatçı’ gruplar tarafından yapılan saldırılar ve Filistin Davası’na destek veren oluşumların İsrail’in siber alandaki çıkarlarını hedef alan siber saldırılar hackerların belirli bir ideoloji etrafında harekete geçebileceklerini de gösteriyor.

Bu açıdan değerlendirildiğinde, Türkiye’nin karşılabileceği siber tehditleri incelerken içinde bulunduğumuz yılın Ermenistan ve Ermeni diasporası için oldukça önemli olan 1915 Ermeni Olaylarının yüzüncü yıldönümü olduğunu akılda tutmakta fayda var. Ermeni diasporasının 2015 yılına özel önem vererek, birkaç yıl önceden çalışmalara başladığı medyaya yansımıştı. Öyle ki, Anadolu’dan dünyanın değişik yerlerine zorla göç ettirilen Ermenilerin Arjantin’de yaşayan torunları, geçtiğimiz hafta bu ülkede yayına giren ‘Binbir Gece’ adlı Türk dizisini dahi ‘Ermeni Soykırımının yüzüncü yılını gölgelemeye dönük bir çaba’ olarak niteleyerek gösterimden kaldırılmasını istedi.

Bu tür faaliyetlerin siber alana taşınmamasını düşünmek neredeyse imkansız. Öncelikle Ermeni ve Azeri hackerların oldukça aktif bir şekilde kendi ülkeleri adına bir diğerinin siber menfaatlerine saldırıda bulunduğunu hatırlamak gerekiyor. İki ülke arasındaki ‘siber gerilimin’ 5 seneden fazla bir geçmişe sahip olduğu söylenebilir.

2011

Cybergates.org sitesinden alınan bilgiye göre, Ermenistan’a ait am. ile Azrbaycan’a ait az. domain’lerinde çökertilen site sayısının karşılaştırılması

 

2010 yılında Ermeni hacker gruplarının Azeri sitelerini hedef almasıyla başlayan gerilim, Azeri hackerların karşılık vermeye başlamasıyla giderek arttı. Bu sırada her iki taraf da siber kabiliyetlerini çok geliştiremeseler de insan gücünü arttırmayı başardılar. 2010 yılında 3-4 Ermeni hacker grubu bulunurken 2014 yılına gelindiğinde Ermeni siber ordusu (Armenian Cyber Army), Ananun, A.S.A.L.A, Monte Melkonian Cyber Army, Armenian Rabiz Army gibi grupların başını çektiği bir çok hacker grubu oluştu. Ermeni hackerların hedefleri arasında Azeri kamu siteleri ve büyükelçilik siteleri bulunuyor. Monte Melkonian adlı grup geçtiğimiz yıl ekim ayında Belçika ve Polonya’da bulunan Azeri elçiliklerinin sitelerini çökertti.

Bu zamana kadar Ermeni bir hacker grubunun kritik altyapılara yönelik bir saldırısı bilinmiyor. Fakat ABD’de yaşayan diasporanın ülkenin dijital kalbi olan California’da yoğunlaştığı göz önüne alındığında Ermeni hackerların onlara ideolojik yakınlık duyan ve bilgisayar kabiliyetleri daha gelişmiş hacker grupları ile iş birliği içerisinde site çökertmenin ötesine geçme ihtimalleri doğabilir.

Diplomatik alanda Türkiye’nin de Ermeni hamlelerine karşı elini güçlendirecek adımlar attığı biliniyor, fakat siber alanda yapılacak saldırılara karşı nasıl korunacağı konusunda siber güvenlik uzmanlarını önemli bir sınav bekliyor olabilir.

Ne de olsa, siber alanda sınırlar kapatılamaz…

 

 

 

 

 

İletişim

Minhac Çelik

2009 yılında Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olan Çelik, 2009-2013 yılları arasında medya sektöründe, ardından TÜBİTAK Siber Güvenlik Enstitüsü’nde uzman araştırmacı olarak çalıştı. Yurt içinde ve yurtdışında birçok konferansa konuşmacı olarak katıldı; ulusal ve uluslararası dergiler için makale yazdı. ABD'de Atlantic Council tarafından düzenlenen Siber Güvenlik Stratejisi Yarışması’nda 2014 yılının 'En İyi Karar Ödülü’nü alan takımın başında yer aldı.

NATO'nun Terörle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi’nde değişik ülkelerden gelen üst düzey askeri yetkililere siber terör hakkında eğitim verdi, workshop yönetti. TSK'nın düzenlediği harp oyunlarına stratejik siber güvenlik konusunda destek sağladı, Siber Savunma Komutanlığı’nın Locked Shields tatbikatına katılan takımında danışman olarak yer aldı.

Çelik, Marmara Üniversitesi’nde doktora çalışmalarına devam etmektedir. Şehir Üniversitesi'nde 2016 yılında Stratejik Siber Güvenlik yüksek lisans dersi vermiştir.
Minhac Çelik
İletişim

2 Comments

  1. Armenian hackers says:

    we see you Armenian Hackers

  2. Armenian hackers says:

    YOUR POWERS HACKED BY ARMENIAN HACKERS
    DOWn WITH TURKEY
    DOWN WITH azerbaijan

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İletişim

Minhac Çelik

2009 yılında Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olan Çelik, 2009-2013 yılları arasında medya sektöründe, ardından TÜBİTAK Siber Güvenlik Enstitüsü’nde uzman araştırmacı olarak çalıştı. Yurt içinde ve yurtdışında birçok konferansa konuşmacı olarak katıldı; ulusal ve uluslararası dergiler için makale yazdı. ABD'de Atlantic Council tarafından düzenlenen Siber Güvenlik Stratejisi Yarışması’nda 2014 yılının 'En İyi Karar Ödülü’nü alan takımın başında yer aldı.

NATO'nun Terörle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi’nde değişik ülkelerden gelen üst düzey askeri yetkililere siber terör hakkında eğitim verdi, workshop yönetti. TSK'nın düzenlediği harp oyunlarına stratejik siber güvenlik konusunda destek sağladı, Siber Savunma Komutanlığı’nın Locked Shields tatbikatına katılan takımında danışman olarak yer aldı.

Çelik, Marmara Üniversitesi’nde doktora çalışmalarına devam etmektedir. Şehir Üniversitesi'nde 2016 yılında Stratejik Siber Güvenlik yüksek lisans dersi vermiştir.
Minhac Çelik
İletişim