RasGas saldırısı siber kıyamet alameti mi?

rasgas

Siber güvenliği hayatımızın hemen her alanında önemli hâle getiren unsurlardan birisini kritik altyapıların güvenliği oluşturuyor. Bir anlamda ‘siber kıyamet alametleri’ olarak tanımlanabilecek pek çok tehlikeli gelişme sadece devletleri ve özel şirketleri değil kritik altyapılar vasıtasıyla doğrudan biz bireyleri de hedef alıyor.

 

Kritik altyapılara yönelik siber saldırıların önemli bir kısmının enerji alanında gerçekleştiğini görüyoruz. 2012 yılında Suudi Arabistan merkezli Aramco enerji şirketine yapılan saldırı bu nitelikteydi.

 

Aramco’yu takip eden günlerde meydana gelen, ancak gündemde kendisine pek yer bulamayan bir başka saldırı ise Katar merkezli bir enerji şirketi olan RasGas’a karşı gerçekleştirildi.

 

Saldırıların detayıyla ilgili RasGas yetkilileri detaylı bilgi vermekten kaçındı. Ancak yapılan açıklamalara göre şirket, bilgi sistemleri içerisine sızmış ‘tanımlanamayan bir virüs’ keşfetti. Bunun üzerine hızlı bir şekilde saldırıdan etkilenme şüphesi bulunan masaüstü bilgisayarlar, elektronik posta adresleri ve ağ sunucuları virüsün temizlenme aşamasında çevrimdışı oldu. Bu süre içerisinde şirketin dijital hizmetleri kullanıma kapatıldı.

 

Saldırıların nihai hedefi hâlen belirsizliğini korusa da şirketin üretimi saldırılardan etkilenmedi. RasGas şirketi, Qatar Petroleum ile ExxonMobil ortaklığında faaliyet gösteren bir ticari teşebbüs. Şirket yıllık ortalama 36,3 milyon tonluk sıvı doğal gaz ihracatıyla dünyanın en büyük enerji üreticilerinden birisi.

 

Güvenlik şirketlerinin ‘Shamoon’ ve ‘Disstrack’ adlı virüsler hakkında yaptıkları uyarılardan sonra bu saldırıların gerçekleşmesi ise ilgi çekici. Bu virüsleri ayırt edici kılan şey, virüslerin verileri çalmaktan ziyade, geri kurtarılamaz şekilde silmeye çalışmaları. Virüs, bulaştığı sistem içerinde paylaşılan sabit diskler üzerinden hızlı bir şekilde yayılıyor ve ulaştığı verileri kurtarılamayacak şekilde siliyor.

 

Saldırıların üzerinden iki seneden fazla zaman geçse de bugün kritik altyapı güvenliği konusunda yeniden düşünmemiz ve mevcut tedbirlerinin etkinliğini gözden geçirmemiz gerekiyor.

 

Kritik altyapılara düzenlenen saldırılar, amaçladıkları şekilde sistemlere zarar verip üretim sürecini sekteye uğratırlarsa bu aksaklıktan bireyler olarak bizim de etkilenmemiz kaçınılmaz.  Mesela SCADA sistemleriyle işletilen bir nükleer santrale, hidroelektrik santraline, baraja veya su deposuna düzenlenecek bir saldırının sonuçları küçük bir kıyamet yaşamamıza sebep olabilir.

 

Bu saldırıların hayatımızın işlevselliğini ortadan kaldırması için illa ki büyük yıkımlara sebep olması da gerekmiyor. En basitinden Çankaya Nüfus Müdürlüğü’nün veritabanının hacklendiğini ve burada yaşayan 915.000 insanın vatandaşlık bilgilerinin değiştirildiğini düşünelim. Bu bilgilerin illa ki silinmesi veya çalınıp yabancı istihbarat örgütlerine satılması gerekmiyor. Sadece bu verilerin güvenilirliğiyle oynanması dahi yeterli. Böyle bir saldırının fark edilmesi ve uğranılan zararın tespiti çok zor.

 

RasGas örneğinin bize verdiği en önemli ders, siber saldırılara hedef olmamak için her şeyin yapılması gerektiği yönünde değil. Elbette siber saldırıların hedefi olabiliriz. Siber saldırılar, ister birey ister özel şirket ister devlet olalım, hayatımızın hiç beklemediğimiz bir anında gelip başımıza dert olabilir. Ancak önemli olan saldırılar meydana geldikten sonra zararın en düşük seviyede tutulup en kısa sürede giderilebilmesi, yani rezilyans. RasGas şirketi, kriz yönetim sürecini etkili bir şekilde uygulayarak sistemlerini kısa sürede işler hâle getirebilmeyi başardı. Bunu yaparken üretim faaliyetlerinin etkilenmesine de fırsat vermedi. Nihayetinde de başarılı bir rezilyans örneği sundu.

 

İletişim

Yavuz Yener

Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra Jean Monnet bursuyla Queen Mary, University of London’da ‘Modern Strategy and Mobilisation of Turkish Cyber Power’ başlıklı teziyle yüksek lisansını tamamladı. Tez çalışmaları boyunca modern askeri stratejiler bağlamında Türkiye'nin potansiyel siber gücünün harekete geçirilmesinin sınırları ve olanaklarını inceledi.
Halen ODTÜ Uluslararası İlişkiler bölümünde doktora çalışmalarına devam eden Yener, aynı zamanda Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Güvenlik Araştırmaları Merkezi’nde araştırma asistanlığı yapmaktadır.
Yavuz Yener
İletişim

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İletişim

Yavuz Yener

Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra Jean Monnet bursuyla Queen Mary, University of London’da ‘Modern Strategy and Mobilisation of Turkish Cyber Power’ başlıklı teziyle yüksek lisansını tamamladı. Tez çalışmaları boyunca modern askeri stratejiler bağlamında Türkiye'nin potansiyel siber gücünün harekete geçirilmesinin sınırları ve olanaklarını inceledi.
Halen ODTÜ Uluslararası İlişkiler bölümünde doktora çalışmalarına devam eden Yener, aynı zamanda Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Güvenlik Araştırmaları Merkezi’nde araştırma asistanlığı yapmaktadır.
Yavuz Yener
İletişim
%d blogcu bunu beğendi: