İsrail siber gücünün vitrin yüzü: Keren Elazari

“The Internet doesn’t like to have things removed from it. You can’t take the information back and you can’t control what will be done with it.” -Keren Elazari, 2015

İnternetin kullanımımıza sunulduğu ilk günden beri teknoloji dünyasının vazgeçilmez bir parçası ‘hack’ adını verdiğimiz kavram. Facebook, Twitter gibi sosyal medya devlerinin kurucularından tutun da, Apple ile ölümsüzleşen Steve Jobs’a kadar uzanan bir liste dolusu insanın zamanında uzmanlaştığı bir konu aslında hackerlık. Kullanılan hakim anlamının yarattığı olumsuz algı, hackerları merak ve zekadan beslenen, internetin bağışıklık sistemini oluşturan anti-kahramanlar olarak nitelediği TED konuşmasıyla oldukça ses getiren İsrail’li güvenlik araştırmacısı Keren Elazari tarafından değiştirilmeye çalışılıyor.

İLGİLİ HABER >> K. ELAZARI: HACKERLAR INTERNETIN BAĞIŞIKLILIK SİSTEMİ

Kendisi gibi hackerları da ‘güvenlik araştırmacısı’ olarak değerlendiren Elazari, kurulu sistemin hackerlara ihtiyaç duyduğu argümanı üzerine konuşmalarını şekillendiriyor; bu açıdan bakıldığında daha fazla bilgiyi kontrol almaya çalışan devletlerin yakalamaya çalıştığı hackerlar, aynı bilgiye ulaşmak, aynı bilgiyi şekillendirmek ve korumak için gerekiyor. Bilgiye erişmenin günümüzde en kritik güç unsuru olduğunu savunan Elazari’nin tek misyonu elbette hackerların savunuculuğunu yapmak değil. İlk İsrail’li bayan TED, RSA, CyCon ve DefCon konuşmacısı olma sıfatlarını taşıyan Elazari, İsrail siber gücü ve siber güvenlik endüstrisinin Batı’ya açılan yüzü olma niteliğini de taşıyor.

Kendisinden beyaz şapkalı hacker olarak bahsetmesi, hackerlığın temelinde araştırmacı/geliştirmeci bir ruhun yattığını her fırsatta yinelemesi, biyografisinden haberi olmayan her insanı ilk başta mühendis/yazılımcı olduğuna ikna etse de, Elazari aslında tam bir sosyal bilimci. Tel Aviv Üniversitesi’nde Tarih ve Filozofi Bölümü’nde lisansını, Güvenlik Çalışmaları üzerine de yüksek lisansını tamamlayan Elazari, hala Tel Aviv Üniversitesi bünyesinde siber çatışma ve politika üzerine araştırmalar yürütüyor. 2000’den bu yana İsrail’deki Big 4 ve Fortune 500 listelerinde sayılabilecek güvenlik firmaları ve konuyla ilgili önde gelen devlet kurumlarında çalışan Elazari’nin sektörde 15 yıllık tecrübesi bulunuyor. An itibariyle GIGAOM adlı bir medya şirketinde endüstri analisti ve siber güvenlik uzmanı olarak görev yapan Elazari, asıl ününü 1.4 milyon kişi tarafından izlenen TED konuşmasından sonra kazanmışa benziyor. Elazari, bilgi güvenliği ve mahremiyetin 20. yüzyıla ait değerler olduğuna değindiği konuşmasında Google, Amazon, Facebook, Apple gibi şirketlerden saklayabileceğimiz bir özelimizin kalmadığını savunurken sistem karşıtı bir ruhu yansıtıyor. ‘Kullandığınız bir ürün için para ödemiyorsanız, ürün sizsiniz’ diyen Elazari, mahremiyetimiz karşılığında bu ürünlerden faydalandığımızı belirtiyor. Oldukça protest söylemleri, siyah kıyafetleri ve yarı kızıl kahküllü saçlarıyla Hollywood’un çizdiği kız hacker profilini birebir yansıtan Elazari, hackerlara karşı büyük şirketlerin ve toplumun duruşunun bir an önce değiştirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Elazari İsrail’in en eski günlük gazetesi Haaretz’e verdiği bir mülakatta, tüm hackerların suçlu olarak değerlendiremeyeceğini belirtse de, bir hackerın motivasyonunu merak mı, ideoloji mi yoksa suç işleme güdüsünün mü tetiklediğinin belirlenmesinin olduka zor olduğunu kanıtlamak adına çarpıcı bir örnek sunuyor.  İsrail’in de adının karıştığı, siber güvenlik literatürüne damgasını vurmuş Stuxnet’in yaratıcısından ‘biz İsraillileri dehasıyla büyülüyor’ şeklinde bahsederken, İran’dakilerin aynı yaratıcıyı ‘terorist, suçlu’ olarak nitelediğini söyleyen Elazari’nin konuşmalarının satır aralarında ilk bakışta milliyetçi gözükmeyen söylemler, biraz daha detaylı bakıldığında farkediliyor.  İsrail’de düzenlenen CyberTech’in de aralarında sayıldığı büyük çaplı siber güvenlik etkinliklerinde öne çıkan aktifliği, Tel Aviv Üniversitesi ve devlet kurumlarıyla arasındaki yakın bağ, sempatik görünümü ve akıcı İngilizcesi ile akıllarda kolayca yer edinen Elazari, bulunduğu pozisyon itibariyle damardan politika yapıcı, karar alıcı bir siber lider olarak karşımıza çıkmasa da, İsrail’i temsil eden duruşu ve konuşmalarında sunduğu protest konu başlıklarıyla dinleyicilerine liderlik ediyor.

İLGİLİ HABER >> İSRAİL’İN SİBER BEYNİ: EVIATAR MATANIA

En az on beş dakikalık konuşmalarında, mülakatlarında, yazılarında politik, stratejik duruşunu ustalıkla gizleyen Elazari, önceki yazılarımda değindiğim İsrailli bir başka siber lider olan, bahsettiği her konuda çok konuşup aslında çok az şey söyleyen Eviatar Matania’yı andırıyor.  Matania’nın İsrail’i ‘Batı’ ekseninde, ‘Batı’ için hareket eden bir siber güç olarak konumlandırdığı düşünüldüğünde, teknoloji ve güvenlik dünyasının medyatik/sempatik yüzü olma yolunda ilerleyen Keren Elazari, giderek güçlenen İsrail siber sektörünün Batı’daki vitrin yüzü olma görevini layığıyla yürütüyor.

HAFTALIK SİBER BÜLTEN RAPORUNA ABONE OLMAK İÇİN FORMU DOLDURUNUZ

[wysija_form id=”2″]

Nazlı Zeynep Bozdemir

2009’da TED Ankara Koleji Lisesi’nden, 2013’te Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden yüksek şerefle mezun oldu. Siber güvenlik çalışmalarına 2011 yılında Groningen Üniversitesinde bulunduğu sırada başlayan Bozdemir, European Forum Alpbach, TÜBİTAK ve NATO bünyesinde birçok ulusal ve uluslararası siber güvenlik eğitimine katıldı. Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde tamamladığı “Re-Conceptualizing Cyberterrorism: Towards a New Definitional Framework” başlıklı yüksek lisans tezini 2016 yılında savundu ve yüksek şerefle mezun oldu.

ODTÜ Enformatik Enstitüsü altında 2015 yılında açılan Siber Güvenlik yüksek lisans programına ilk sosyal bilimci olarak seçildi ve 2018 Ocak ayı itibariyle "Understanding Cyberespionage: A Cross-Disciplinary Perspective" isimli projesini savunarak bölümden yüksek şerefle mezun oldu.
Dil eğitimi nedeniyle bir süreliğine Almanya'da yaşayan Bozdemir, bir siber güvenlik firmasında ürün pazarlama üzerine çalışmaktadır.
Nazlı Zeynep Bozdemir

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Nazlı Zeynep Bozdemir

2009’da TED Ankara Koleji Lisesi’nden, 2013’te Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden yüksek şerefle mezun oldu. Siber güvenlik çalışmalarına 2011 yılında Groningen Üniversitesinde bulunduğu sırada başlayan Bozdemir, European Forum Alpbach, TÜBİTAK ve NATO bünyesinde birçok ulusal ve uluslararası siber güvenlik eğitimine katıldı. Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde tamamladığı “Re-Conceptualizing Cyberterrorism: Towards a New Definitional Framework” başlıklı yüksek lisans tezini 2016 yılında savundu ve yüksek şerefle mezun oldu.

ODTÜ Enformatik Enstitüsü altında 2015 yılında açılan Siber Güvenlik yüksek lisans programına ilk sosyal bilimci olarak seçildi ve 2018 Ocak ayı itibariyle "Understanding Cyberespionage: A Cross-Disciplinary Perspective" isimli projesini savunarak bölümden yüksek şerefle mezun oldu.
Dil eğitimi nedeniyle bir süreliğine Almanya'da yaşayan Bozdemir, bir siber güvenlik firmasında ürün pazarlama üzerine çalışmaktadır.
Nazlı Zeynep Bozdemir