Chehade’ın ICANN yönetimini bırakmasının esas sebebi ne?

Geçtiğimiz Mayıs ayında ICANN’deki üç iddialı yılın ardından beklenmedik bir şekilde 2016 Mart’ında ayrılacağını açıklayan Fadi Chehade, pek çok tartışmayı da beraberinde getirdi. Bu tartışmanın detaylarına geçmeden önce ICANN ile ilgili bir kaç bilgi paylaşmakta fayda var. ICANN, Türkçe adıyla İnternet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumu (Internet Corporation for Assigned Names and Numbers) özel sektör, akademi ve sivil grupları bir araya getirerek internetin teknik, idari ve politik yönetimiyle ilgili güncel olduğu kadar geniş bir tartışma ve uzlaşma ortamı yaratmak amacıyla kurulmuş, kar gütmeyen bir kuruluş esasında. İnternet alan adları yönetimi, IP adres alanlarının kime ne şekilde tahsis edileceği, bütün dünyaya hizmet veren 13 kök DNS sunucusunun koordinasyonu gibi merkezi idareye ihtiyaç duyan alanlarda uzmanlaşan ICANN, yapısı gereği global internetin yönetiminden sorumlu. Tam da bu yüzden kendisi de bir dünya vatandaşı olan Chehade’in 2012 yılında ICANN’in CEO’su pozisyonuna getirilmesi, sonrasında ICANN’in kazandığı ivme düşünüldüğünde belki de yönetim kurulunun o yıllarda aldığı en iyi kararlardan biriydi.

NAZLI BOZDEMİR’İN DİĞER YAZILARI İÇİN TIKLAYINIZ

Köklerine bakıldığında Chehade, Mısırlı bir ailenin Lübnan doğumlu, Mısır, Lübnan ve ABD vatandaşı olmasının yanısıra Arapça, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca’yı akıcı konuşan oğlu. Ancak Chehade’in 25 yıllık bilişim kariyerinin tohumları Lübnan’dan çok uzakta, 1980 başlarında hala savaş sonrası yaralarını kapatmaya çalışan Lübnan’dan ayrılıp New York Polytechnic Enstitüsü’nde Bilgisayar Mühendisliği lisansına başladığında atılmış. Burayı takiben Stanford Üniversitesi’nde Mühendislik Yönetimi alanında lisansüstü çalışmalara başlayan Chehade’in kariyeri, internet gibi işbirliği gerektiren teknolojiler ve bu teknolojilerin gerçek hayattaki uygulamaları arasındaki çizgide ilerlemiş. Okul sonrası hayatının ilk yıllarında toplamda kuracağı üç şirketten birincisini hayata geçiren Chehade, 36 yaşında ilk defa CEO koltuğuna oturmuş. 2012 yılında sancılı bir dönemden geçen ve oldukça kan kaybetmiş ICANN’in CEO’su olacağının duyurulmasını takip eden süreçte kuruma prestij, görünürlük, para ve işgücü kazandıran Chehade, göreve ilk atandığında duyulan kuşkuları da boşa çıkarmış. Yine bu dönemde özel bir Amerikan şirketi ve ICANN’e bağlı en önemli departman olan IANA’nın (Internet Assigned Numbers Authority) kağıt üzerinde Amerika himayesinden çıkıp, ICANN’in global yönetimine devredilmesine yönelik büyük adımlar atılmış.

İLGİLİ HABER >> RUSYA VE ÇİN SİBER İTTİFAKTA ANLAŞTI ABD TEDİRGİN

Şimdiye kadar anlatılan herşey, başarılarla dolu ve sürekli yükselişte bir kariyer planı çizse de, Chehade’in belki de en büyük başarısı olacak olan IANA devir tesliminin 2016 Eylül ayında tamamlanmasını beklemeden Mart sonu itibariyle görevinden ayrılacağını bir anda açıklaması tüm dengeleri değiştirdi. Üst düzey IANA yetkilileri ve yönetim kurulu üyeleri IANA’nın el değiştirmesinin tek bir lidere mal edilemeyeceği yönünde açıklamalarla çok paydaşlı ICANN ve internet camiasının endişelerini gidermeye çalışsa da, sürecin kamuya ve özel sektöre görünür yüzü olan Chehade’in yaklaşan ayrılığı soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Araştırmam sırasında bu konuda pek çok şeyin yazılıp çizildiğini farketsem de, çoğu yazarın görmezden geldiği ya da görmek istemediği bir sorun farkediliyor: Chehade’in egosu.

Fadi Chehade’in elinde tuttuğu güç ve prestij, ICANN’in global pozisyonu dahilinde değerlendirildiğinde, Chehade siber liderler serisinin teknik, diplomatik ve sivil alana yön verme ehliyetine sahip, en nüfüslu ismi olarak karşımıza çıkıyor. Tam da bu nedenle Chehade’in Edward Snowden’in açığa çıkardığı belgeleri takip eden dönemde şahsi girişimiyle başlattığı ‘yeni bir internet yönetişim organı’ kuralım,  bu yeni yapıyı Amerikan gölgesinden kurtarıp bağımsız yapalım temalı projesinin Amerikan çıkarlarıyla çatışıp alaşağı edilmesi Chehade’in ne karakterine ne de sahip olduğu pozisyonun isterlerine uymuyor. Fadi Chehade hazır olsa da, dünya tam bağımsız bir ICANN’i uzun bir süre daha tecrübe edemeyecek gibi görünüyor.

HAFTALIK SİBER BÜLTEN RAPORUNA ABONE OLMAK İÇİN DOLDURUNUZ


Verdiğiniz bilgiler 3. parti firma veya kişilerle paylaşılmayacaktır, sadece verdiğiniz talimat istikametinde kullanılacaktır.

 

Nazlı Zeynep Bozdemir

2009’da TED Ankara Koleji Lisesi’nden, 2013’te Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden yüksek şerefle mezun oldu. Siber güvenlik çalışmalarına 2011 yılında Groningen Üniversitesinde bulunduğu sırada başlayan Bozdemir, European Forum Alpbach, TÜBİTAK ve NATO bünyesinde birçok ulusal ve uluslararası siber güvenlik eğitimine katıldı. Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde tamamladığı “Re-Conceptualizing Cyberterrorism: Towards a New Definitional Framework” başlıklı yüksek lisans tezini 2016 yılında savundu ve yüksek şerefle mezun oldu.

ODTÜ Enformatik Enstitüsü altında 2015 yılında açılan Siber Güvenlik yüksek lisans programına ilk sosyal bilimci olarak seçildi ve 2018 Ocak ayı itibariyle "Understanding Cyberespionage: A Cross-Disciplinary Perspective" isimli projesini savunarak bölümden yüksek şerefle mezun oldu.
Dil eğitimi nedeniyle bir süreliğine Almanya'da yaşayan Bozdemir, bir siber güvenlik firmasında ürün pazarlama üzerine çalışmaktadır.
Nazlı Zeynep Bozdemir

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Nazlı Zeynep Bozdemir

2009’da TED Ankara Koleji Lisesi’nden, 2013’te Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden yüksek şerefle mezun oldu. Siber güvenlik çalışmalarına 2011 yılında Groningen Üniversitesinde bulunduğu sırada başlayan Bozdemir, European Forum Alpbach, TÜBİTAK ve NATO bünyesinde birçok ulusal ve uluslararası siber güvenlik eğitimine katıldı. Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde tamamladığı “Re-Conceptualizing Cyberterrorism: Towards a New Definitional Framework” başlıklı yüksek lisans tezini 2016 yılında savundu ve yüksek şerefle mezun oldu.

ODTÜ Enformatik Enstitüsü altında 2015 yılında açılan Siber Güvenlik yüksek lisans programına ilk sosyal bilimci olarak seçildi ve 2018 Ocak ayı itibariyle "Understanding Cyberespionage: A Cross-Disciplinary Perspective" isimli projesini savunarak bölümden yüksek şerefle mezun oldu.
Dil eğitimi nedeniyle bir süreliğine Almanya'da yaşayan Bozdemir, bir siber güvenlik firmasında ürün pazarlama üzerine çalışmaktadır.
Nazlı Zeynep Bozdemir