ABD Dışişleri Bakanlığı Siber Alan Koordinatörü: Christopher Painter

 

“Cyber is the new black.” –Christopher Painter, 2014

Christopher Painter, 2011 yılında Obama’nın Dışişleri Bakanlığı bünyesinde yapılandırdığı yeni bir bölüm olan Siberalan Koordinatörlüğü’nün başına getirildiğinde, siber güvenlik davasına çoktan 20 yılını vermişti. Soyadı gibi renkli bir özgeçmişe sahip olan Painter, savcılık yaptığı dönemde, işlediği siber suçlarla dünya çapında nam salmış, Nokia, IBM ve Motorola’nın da arasında bulunduğu pek çok şirketin ağına sızmış, adına kitaplar yazılmış, filmler, belgeseller çekilmiş, meşhur hacker Kevin Mitnick’i yargılama ve hatta hapse atma şansına nail olmuş birisi. Mevcut dönem koşullarında dahi, hakettiğinden çok daha uzun hapis süresine çarptırıldığı iddia edilen Mitnick ile ilgili en can alıcı -hatta ironik- detay ise Mitnick’in güvenlik danışmanlığı adı altında hackerlığa devam etmesi, zira tanesi $100.000’dan sattığı “zero-day” açıklıklarıyla kendisine son yıllarda ciddi bir servet yapmış. Siberalanın Al Capone’u sayılan Mitnick’in şahsi kazancını bir kenara bırakırsak, Painter’ın bu dava ile kazandığı başarı, kariyerinin gidişatını bir hayli etkilemiş olacak ki, savcılık görevini takiben FBI ve Beyaz Saray’da üstlendiği görevler, siber güvenlik camiasında kendisine ciddi bir yer edinmesine fırsat vermiş.

Painter’in eğitimindeki çeşitlilik stratejik siber liderler yetiştirmede en büyük mücadele alanı olan ‘inter-disipliner yaklaşım’ kazandırma konusunda önemli ipuçlar veriyor. Stanford Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, Cornell Üniversitesi’nde İngilizce, Biyoloji ve Siyaset Bilimi alanlarında üç farklı lisans eğitimi almış olması Painter’ı bu konuda verilebilecek önemli örnekler arasına katıyor.

ABD’yi siber güvenlikle ilgili uluslararası platformlarda 2002 yılından bu yana temsil eden Painter, Cumhuriyetçi yönetimlerle uyumlu çalışmayı başarmış bir demokrat olarak biliniyor. Beyaz Saray’a Obama’nın başkanlığa geldiği 2009 yılında giren Cristopher Painter, Obama’nın Siber Politika Gözlemcisi ve Siber Güvenlik Poltikası direktörlüğünde bulundu.

painter-1

ABD’nin siberalana yönelik politikasını kamuoyuyla ilk kez paylaştığı döküman olan Cyber Security Strategy’nin (CSS) kabul edildiği 2003 yılından, 2011 yılında yayınlanan International Strategy for Cyber Security’e (ISC) kadar uzanan sürecin en yakın takipçi ve yönlendiricilerinden biri olan Painter, 2011 dokümanının hazırlanması ve yayınlanması esnasında Obama ile çok yakın çalışmalar yürütmüş bir isim Gerçekten de 2011 belgesi, tehdit ve güvenlik algısı odağında şekillendirilen CSS ile kıyaslandığında, Amerika’nın yeni dönemde bu belge üzerinden siberalan, internet ve bilgi sistemlerinin güvenliğine dair anlayışını daha kapsamlı hale getirdiği görülüyor. “Uluslararası” olarak nitelenen ve tehdit algısını askeri eksenden, ekonomik, sosyal ve hukuki eksenlere kaydıran 2011 stratejisiyle ABD, siber güvenliğin global yapısına ve bu yapı içerisinde üstlenmek istediği öncü role de bir bakıma vurgu yapıyor. Askeri öncelikler kadar önemli olduğu iddia edilen siber ‘governance’, yani yönetişim hususuna da Painter’ın insiyatifiyle değinen doküman, ABD siber güvenlik stratejisini, ulus-devletlerin dışındaki aktörlerin de söz sahibi olduğu geniş, çok taraflı bir düzleme taşıyor.

Painter, siber güvenliği ABD diplomasisine eklemlendirme yolunda ABD’nin Rusya, Çin ve Avrupa özelinde gerçekleştirdiği siber diyalogları yürütüyor. ABD’nin özellikle siber ilişkilerinde rekabet ve münakaşanın yüksek olduğu Rusya ve Çin gibi ülkelerle şeffaflık, güven ve işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan bu diyaloglar, Painter’ın bulunduğu pozisyonun önemini bir kere daha hatırlatıyor. Painter, etkili bir siber diplomasi oluşturmak için ABD’nin öncelikli amacının devamlı, sabırlı ve üretken bir siber diplomasi yaratmak olduğunu her fırsatta belirtiyor. Painter’ın üstlendiği görev İngiltere, Almanya gibi ülkelerde de benzer makamların yaratılmasına ön ayak olsa da, Türkiye’nin siber güvenlik politikalarına baktığımızda hala siber alanda diplomatik ilişkileri, siber alan koordinatörlüğü seviyesinde yürütecek ve bu alanda yaşanması olası bir uluslararası krize karşılık verebilecek biri olmadığını görüyoruz. Ancak yine de, siber meselelerin uluslararası ilişkiler nezdinde etkisinin gün be gün arttığı bu son dönemde, her ülkeye bir Painter lazım mı, değil mi; bunu zaman gösterecek.

 

Nazlı Zeynep Bozdemir

2009’da TED Ankara Koleji Lisesi’nden, 2013’te Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden yüksek şerefle mezun oldu. Siber güvenlik çalışmalarına 2011 yılında Groningen Üniversitesinde bulunduğu sırada başlayan Bozdemir, European Forum Alpbach, TÜBİTAK ve NATO bünyesinde birçok ulusal ve uluslararası siber güvenlik eğitimine katıldı. Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde tamamladığı “Re-Conceptualizing Cyberterrorism: Towards a New Definitional Framework” başlıklı yüksek lisans tezini 2016 yılında savundu ve yüksek şerefle mezun oldu.

ODTÜ Enformatik Enstitüsü altında 2015 yılında açılan Siber Güvenlik yüksek lisans programına ilk sosyal bilimci olarak seçildi ve 2018 Ocak ayı itibariyle "Understanding Cyberespionage: A Cross-Disciplinary Perspective" isimli projesini savunarak bölümden yüksek şerefle mezun oldu.
Dil eğitimi nedeniyle bir süreliğine Almanya'da yaşayan Bozdemir, bir siber güvenlik firmasında ürün pazarlama üzerine çalışmaktadır.
Nazlı Zeynep Bozdemir

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Nazlı Zeynep Bozdemir

2009’da TED Ankara Koleji Lisesi’nden, 2013’te Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden yüksek şerefle mezun oldu. Siber güvenlik çalışmalarına 2011 yılında Groningen Üniversitesinde bulunduğu sırada başlayan Bozdemir, European Forum Alpbach, TÜBİTAK ve NATO bünyesinde birçok ulusal ve uluslararası siber güvenlik eğitimine katıldı. Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde tamamladığı “Re-Conceptualizing Cyberterrorism: Towards a New Definitional Framework” başlıklı yüksek lisans tezini 2016 yılında savundu ve yüksek şerefle mezun oldu.

ODTÜ Enformatik Enstitüsü altında 2015 yılında açılan Siber Güvenlik yüksek lisans programına ilk sosyal bilimci olarak seçildi ve 2018 Ocak ayı itibariyle "Understanding Cyberespionage: A Cross-Disciplinary Perspective" isimli projesini savunarak bölümden yüksek şerefle mezun oldu.
Dil eğitimi nedeniyle bir süreliğine Almanya'da yaşayan Bozdemir, bir siber güvenlik firmasında ürün pazarlama üzerine çalışmaktadır.
Nazlı Zeynep Bozdemir